HUKUKİ DEĞERLENDİRME RAPORU
7589 SAYILI YARGININ ETKİN VE VERİMLİ İŞLEMESİNE YÖNELİK BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN
("12. Yargı Paketi")
Resmî Gazete Tarihi ve Sayısı: 31 Temmuz 2026, Sayı 33326
Kanun Numarası: 7589
TBMM Kabul Tarihi: 16 Temmuz 2026
Toplam Kapsam: 27 Madde, 1 Geçici Madde (10 Fıkra), 9 Temel Kanunda Değişiklik
1. GİRİŞ VE KAPSAM
31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7589 sayılı "Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" (kamuoyunda "12. Yargı Paketi" olarak anılmaktadır), Türk yargı sisteminin çeşitli alanlarında kapsamlı usul ve esasa ilişkin değişiklikler getirmiştir. Kanun, 16 Temmuz 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilmiş, 27 madde ve 1 geçici maddeden (10 fıkra) oluşmaktadır.
İşbu rapor, kanunun ceza hukuku ve hukuk/icra hukuku alanlarındaki tüm değişikliklerini, Resmî Gazete'de yayımlanan resmî metne dayanılarak madde madde, açıklayıcı bir üslupla incelemektedir. Rapor, büromuzun aktif dosya portföyünü etkileyebilecek hususlara özel bir vurgu yapmakta ve her bölümün sonunda ofis pratiğine yönelik somut öneriler sunmaktadır.
Kanun kapsamında değişikliğe uğrayan başlıca kanunlar şunlardır: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, 1512 sayılı Noterlik Kanunu, 2575 sayılı Danıştay Kanunu, 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanunu, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu.
Önemle belirtilmelidir ki, kanun kapsamında genel af, toplu tahliye veya kapsamlı bir infaz indirimi düzenlemesi yer almamaktadır. Değişikliklerin ağırlık noktası; icra ve satış usulleri, ceza muhakemesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kurumu, idari yargıda görev ve kanun yolu düzenlemeleri ile hukuk muhakemesi usulüne ilişkin çeşitli iyileştirmelerdir.
2. CEZA HUKUKU ALANINDAKİ DEĞİŞİKLİKLER
Kanunun 13 ila 17. maddeleri arasında düzenlenen beş madde, doğrudan ceza muhakemesi ve ceza hukuku alanını ilgilendirmektedir. Bu maddeler, Türk Ceza Kanunu'nda bir, Ceza Muhakemesi Kanunu'nda ise dört ayrı değişiklik öngörmektedir.
2.1. TCK m. 158 — Nitelikli Dolandırıcılıkta Sınırlı İştirakte Ceza İndirimi (Madde 13)
Kanunun 13. maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesine yeni bir dördüncü fıkra eklenmiştir. Bu fıkra uyarınca, TCK m. 157 ve 158'de düzenlenen dolandırıcılık suçlarına iştirak eden ancak eylemi, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla kendisine veya başkasına ait banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı olan kişiler yönünden, verilecek ceza yarı oranında indirilecektir.
Bu düzenlemenin amacı, dolandırıcılık zincirinde yalnızca "para aktarma aracı" (hesap/kart sağlayıcı) rolü üstlenen, fiilin planlanması ve icrasında aktif katılımı bulunmayan kişiler ile fiilin asıl failleri arasında cezalandırma bakımından bir orantılılık sağlamaktır.
Zaman Bakımından Uygulama
Geçici Madde 1'in 6. fıkrası uyarınca, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce TCK m. 157 veya 158 uyarınca haklarında hüküm verilmiş olup dosyası kanun yolu incelemesinde bulunan sanıklardan, yeni dördüncü fıkranın uygulanacağı sanıkların bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinde bulunan dosyaları hakkında bozma kararı verilecek ve dosya ilk derece mahkemesine gönderilecektir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyalar ise kendi usulüne göre ilk derece mahkemesine gönderilecektir.
Geçici Madde 1'in 7. fıkrası ise infaz aşamasında olan ve haklarında TCK m. 168 (etkin pişmanlık) uygulanmamış hükümlüler için ayrı bir imkân tanımaktadır: Bu kişiler, mağdurun zararını mahkemece yapılacak ihtardan itibaren altı ay içinde aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen giderirlerse, TCK m. 168/2'deki etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanabileceklerdir. Bu süre içinde zarar tamamen giderilinceye kadar infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilemeyecektir. Bu düzenleme, kanunun yürürlüğe girdiği tarihte kanun yoluna başvurulmaması nedeniyle kesinleşmiş hükümler bakımından da uygulanacaktır — yani düzenleme geriye dönük etki taşımaktadır.
2.2. CMK m. 80 — Koruma Tedbirleri Kapsamında Alınan Verilerin İmhası (Madde 14)
Kanunun 14. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 80. maddesinde düzenleme yapılmıştır. Buna göre, kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresinin dolması, itirazın reddi, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının verilip kesinleşmesi hâllerinde, koruma tedbirleri kapsamında alınan veriler (parmak izi, DNA örneği gibi biyometrik veriler dahil) derhâl imha edilecektir. Diğer hâllerde ise bu veriler, mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren yirmi yıl geçmesiyle imha edilecektir.
Bu düzenleme, kişisel verilerin korunması ilkesi ile ceza muhakemesinin etkinliği arasında bir denge kurmayı amaçlamakta; özellikle hakkında hiçbir suçlama kalmayan (beraat eden veya KYOK kararı verilen) kişilerin biyometrik verilerinin süresiz olarak saklanmasının önüne geçmektedir.
2.3. CMK m. 231 — Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) Kurumunun Yeniden Düzenlenmesi (Madde 15)
Kanunun 15. maddesi, ceza muhakemesi alanındaki en kapsamlı değişikliklerden birini oluşturmakta ve CMK m. 231'i (HAGB) çok yönlü şekilde yeniden düzenlemektedir.
Kanun Yolunda Değişiklik
Önceki düzenlemede HAGB kararına karşı itiraz kanun yoluna başvurulabilmekteydi. Yeni düzenleme ile HAGB kararına karşı artık istinaf kanun yoluna başvurulabilecektir. Bölge adliye mahkemesi (BAM) tarafından verilen kararlar hakkında CMK m. 286 hükümleri uygulanacaktır. HAGB kararının ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi hâlinde ise temyiz kanun yoluna gidilebilecektir.
Zarar Giderme Şartında Esneklik
HAGB kararı verilebilmesi için aranan şartlardan biri olan zararın giderilmesi koşulu bakımından yeni bir imkân tanınmıştır: Sanık, mağdura veya kamuya verdiği zararı derhâl gideremiyorsa, denetim süresi boyunca aylık taksitler hâlinde ödemek suretiyle de bu koşulu yerine getirebilecek ve HAGB kararından yararlanabilecektir.
Uygulama Yasağı Getirilen Suçlar
Kanun, HAGB kurumunun bazı ağır suçlar bakımından hiç uygulanamayacağını açıkça hükme bağlamıştır: İşkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa'nın 17. maddesi kapsamında kötü muamele kabul edilebilecek suçlar hakkında HAGB hükümleri uygulanmayacaktır.
Değişmeyen Hususlar
Denetim süresi beş yıl olarak korunmuş; HAGB'nin uygulama alanı (hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olması) esas itibarıyla değişmemiştir.
Geçiş Hükmüne İlişkin Önemli Not: Geçici Madde 1'in on fıkrası arasında, CMK m. 231'deki bu değişiklikler için özel bir geçiş hükmü öngörülmemiştir. Bu nedenle değişiklik, 31 Temmuz 2026 tarihinde, herhangi bir istisna veya kademeli uygulama öngörülmeksizin derhâl yürürlüğe girmiş sayılmalıdır. Hâlihazırda itiraz aşamasında bulunan HAGB kararlarının akıbeti bakımından, usul kurallarının derhâl uygulanması ilkesi çerçevesinde değerlendirme yapılması ve bu hususun dosya bazında ayrıca incelenmesi önerilir.
2.4. CMK m. 247 — Kaçak Sanık Hakkında Yargılama (Madde 16)
Kanunun 16. maddesi ile CMK m. 247'nin üçüncü fıkrasında değişiklik yapılmıştır. Yeni düzenlemeye göre, kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılabilecektir. Ancak bu kişi hakkında daha önce sorgusu yapılmamış ise, mahkûmiyet veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemeyecektir.
Kovuşturma sonucunda güvenlik tedbirine karar verilmesi hâlinde ise, kaçak sanık veya müdafii, savunma hakkının kullanılmak istendiğini belirterek yargılamanın yenilenmesini talep edebilecektir. Bu düzenleme, kaçak sanıkların yargılama sürecini sonsuza dek engellemesinin önüne geçerken, sorgu hakkı güvencesini de korumaktadır.
2.5. CMK m. 308 — Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının İtiraz Süresi (Madde 17)
Kanunun 17. maddesi ile CMK m. 308'in birinci fıkrasında değişiklik yapılmıştır. Yargıtay ceza dairelerinin, yargı yeri belirlenmesi ve görevsizlik kararları hariç olmak üzere tüm kararlarına karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının re'sen veya istem üzerine Ceza Genel Kurulu'na itiraz edebileceği süre, dosyanın kendisine teslim edildiği tarihten itibaren üç ay olarak belirlenmiştir. Önceki düzenlemede bu süre otuz gün idi.
Kanun, sanık lehine yapılacak itirazlarda ise herhangi bir süre sınırlaması aranmayacağını açıkça hükme bağlamıştır.
Geçiş Hükmü (Geçici Madde 1/8): Bu değişiklik, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra Yargıtay'a teslim edilen dosyalar hakkında uygulanacaktır. Önceden teslim edilmiş dosyalarda ise eski (otuz günlük) süre uygulanmaya devam edecektir.
2.6. Ceza Hukuku Alanı İçin Yürürlük Özeti
Ceza hukukuna ilişkin tüm değişiklikler (CMK m. 80, 231, 247, 308; TCK m. 158), kanunun 26. maddesi uyarınca 31 Temmuz 2026 tarihinde, kanunun Resmî Gazete'de yayımlanmasıyla birlikte yürürlüğe girmiştir; bu maddeler için ek bir bekleme süresi öngörülmemiştir.
3. HUKUK VE İCRA HUKUKU ALANINDAKİ DEĞİŞİKLİKLER
Kanunun hukuk, icra ve idari yargı alanına giren maddeleri, 1 ila 12. maddeler ile 18 ila 25. maddeler arasında düzenlenmiş olup, buna Geçici Madde 1'in ilgili fıkraları da eklendiğinde toplam 21 maddelik bir değişiklik paketi ortaya çıkmaktadır.
3.1. İİK m. 114 — Ortaklığın Satış Yoluyla Giderilmesinde Yeni Usul (Madde 1)
Kanunun 1. maddesi ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 114. maddesinde önemli bir usul değişikliği yapılmıştır. Bu değişiklik, mirasçılık yoluyla iktisap edilmiş ve üzerinde mirasçı olmayan üçüncü kişi mülkiyeti veya sınırlı ayni hakkı bulunmayan taşınmazlara özgü olarak uygulanacaktır.
İlk Artırmanın Mirasçılarla Sınırlandırılması
Bu şartları taşıyan taşınmazlarda, birinci açık artırma bir defaya mahsus olmak üzere yalnızca malik olan mirasçılar arasında yapılacaktır. Bu artırmada teklifler, muhammen kıymetin yüzde yüzünden başlayacaktır. Alıcı çıkmaması hâlinde ise ikinci artırma, üçüncü kişilerin de katılabildiği genel hükümlere göre yapılacak ve bu ikinci artırmada teklif alt sınırı yüzde elli olarak uygulanacaktır.
Bedeli Yatırmayan Alıcıya Yaptırım
En yüksek teklifi vermesine rağmen bedeli süresinde yatırmayan ihale alıcısına, teklif bedelinin yüzde beşi oranında idari para cezası uygulanacak ve bu ceza 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsil edilecektir.
Teminat ve Kamu Payına İlişkin Düzenlemeler
Payını ödemeyen paydaşın yatırdığı teminat kendisine iade edilmeyecek; satış masrafı mahsup edildikten sonra kalan kısım diğer paydaşlara payları oranında dağıtılacaktır. Ayrıca, kamu kurumu veya Hazine'nin paydaş olduğu artırmalarda, kamu payı bakımından teminat yatırma zorunluluğu aranmayacaktır.
Geçiş Hükmü (Geçici Madde 1/1): Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce ilanı yapılmış artırmalar, eski hükme tabi olmaya devam edecektir.
3.2. Noterlik Kanunu m. 55 — Evrakın Elektronik Ortamda Gönderilmesi (Madde 2)
Kanunun 2. maddesi ile 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 55. maddesi değiştirilmiştir. Yeni düzenlemeye göre, mahkeme, sulh ceza hâkimliği, Cumhuriyet başsavcılığı veya soruşturmaya yetkili diğer resmî dairelerin talep ettiği noterlik evrakı örnekleri, güvenli elektronik imza kullanılarak elektronik ortamda gönderilebilecektir. Noter, aslını saklayarak onaylı örneğini gönderecek; bu işlemler için posta/yol gideri hariç harç, vergi veya değerli kâğıt ücreti alınmayacaktır.
Bu değişiklik, adli makamlarla noterlik kurumu arasındaki evrak trafiğinin dijitalleştirilmesi ve süreçlerin hızlandırılması amacını taşımaktadır.
3.3. Danıştay Kanunu — Geçici Madde 27 (Madde 3)
Kanunun 3. maddesi, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun geçici 27. maddesinde düzenleme yapmaktadır. Danıştay'daki daire sayısının azaltılmasına ilişkin olarak öngörülen süre, on yıldan on dört yıla çıkarılmıştır. Bu değişiklik, 23 Temmuz 2026 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde düzenlenmiştir.
3.4. 2576 Sayılı Kanun m. 7 — Tek Hâkimle Görülecek Davaların Kapsamının Genişletilmesi (Madde 4)
Kanunun 4. maddesi, idare ve vergi mahkemelerinde tek hâkimle görülecek dava türlerini önemli ölçüde genişletmektedir. Konusu 486.000 TL'yi aşmayan iptal ve tam yargı davaları (düzenleyici işlemlere karşı açılan davalar hariç olmak üzere), artık tek hâkim tarafından görülecektir. Önceki düzenlemede bu parasal sınır 25.000 TL idi — bu, dava portföyünün önemli bir kısmının tek hâkimli usule kayması anlamına gelen ciddi bir genişlemedir.
Tek hâkim kapsamına, parasal sınırdan bağımsız olarak ayrıca şu dava türleri de dahil edilmiştir: öğrencilerin disiplin, not, yurt ve burs işlemlerine ilişkin davalar; kamu görevlilerinin geçici görevlendirme, yolluk, lojman tahsisi ve izin işlemlerine ilişkin davalar; uyarma cezası davaları; kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının verdiği disiplin cezalarına ilişkin davalar; ve 2022 sayılı Kanun (65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun) uyarınca bağlanan aylıklara ilişkin davalar.
3.5. İYUK m. 45 — Bölge İdare Mahkemesinin İstinaf İncelemesindeki Yetkileri (Madde 5)
Kanunun 5. maddesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinde bölge idare mahkemesinin (BAM) istinaf incelemesi sonucunda kullanabileceği yetkileri detaylandırmaktadır. BAM, ilk derece mahkemesi kararının sonucu itibarıyla hukuka uygun olduğu ancak gerekçesinin yanlış veya eksik olduğu kanaatine varırsa, kararın gerekçesini değiştirerek istinaf başvurusunu reddedebilecektir. Kararda maddi yanlışlıklar varsa, bunları düzelterek de karar verilebilecektir.
Buna karşılık; görevsiz veya yetkisiz mahkemece karar verilmiş olması, dilekçe ret sebeplerinden birinin bulunması, davanın hasım gösterilmeden veya eksik hasımla açılmış olması, talep sonuçlarından bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması, gerekli keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmamış olması veya duruşma yapılmaksızın karar verilmiş olması gibi hâllerde, BAM kararı kaldırarak dosyayı yeniden karar verilmek üzere ilgili mahkemeye gönderebilecektir.
3.6. İYUK m. 46 — Danıştay'da Temyiz Yolunun Genişletilmesi (Madde 6)
Kanunun 6. maddesi, İYUK m. 46'da önemli bir değişiklik öngörmektedir: BAM'ın, istinaf başvurusunu kısmen veya tamamen kabul ederek yeniden esas hakkında verdiği kararlara karşı, otuz gün içinde Danıştay'da temyiz yoluna başvurulabilecektir. Bu, önceden sınırlı olan temyiz imkânının genel bir kural hâline getirilmesi anlamına gelmektedir.
Ancak kanun, bu temyiz imkânına altı istisna öngörmüştür; aşağıdaki hâllerde temyiz yoluna başvurulamayacaktır:
-
(a) İdare ve vergi mahkemelerinde tek hâkimle görülen davalar,
-
(b) 4081 sayılı Çiftçi Mallarının Korunması Hakkında Kanun kapsamındaki davalar,
-
(c) 3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyedliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamındaki davalar,
-
(d) 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu kapsamındaki davalar,
-
(e) BAM kararı ile ilk derece mahkemesi kararı arasındaki farkın, miktar itibarıyla İYUK m. 45'in birinci fıkrasının ikinci cümlesinde belirtilen parasal sınırı geçmediği hâller,
-
(f) Kararın yalnızca vekâlet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin olması.
Bu altı istisnanın eksiksiz bilinmesi, hangi BAM kararlarına karşı temyiz yolunun açık olduğunun doğru tespiti bakımından büyük önem taşımaktadır.
3.7. Adli Tıp Kurumu Kanunu — İhtisas Kurulu Üyelerinin Görev Süresi (Madde 7)
Kanunun 7. maddesi, 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanunu'nun mülga 26. maddesini yeniden düzenlemektedir. Buna göre, adli tıp ihtisas kurulu başkan ve üyelerinin görev süresi dört yıl olarak belirlenmiştir. Ayrıca, ihtisas kurulu üyeliği için tıp veya diş hekimliğinde uzmanlık belgesi ya da ilgili alanda doktora derecesine sahip olma şartı getirilmiştir.
3.8. 2802 Sayılı Kanun m. 10 — Hâkim ve Savcı Yardımcılığı Eğitim ve Sınav Usulü (Madde 8)
Kanunun 8. maddesi, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 10. maddesinde, hâkim ve savcı yardımcılarına verilecek eğitimlerin kapsamı, yazılı ve sözlü sınav değerlendirme ölçütleri ile mazeret usulüne ilişkin ayrıntılı düzenlemeler getirmektedir.
3.9. 2802 Sayılı Kanun m. 63 — Gereksiz Bilirkişi Başvurusunun Disiplin Yaptırımı (Madde 9)
Kanunun 9. maddesi ile 2802 sayılı Kanun'un 63. maddesinde yapılan değişiklikle, hâkimlik veya savcılık mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenebilecek konularda bilirkişiye başvurulması, artık uyarma cezasını gerektiren bir disiplin fiili olarak öngörülmüştür. Bu düzenleme, yargılama giderlerinin ve sürelerinin gereksiz yere uzamasının önüne geçmeyi amaçlamaktadır.
3.10. 3095 Sayılı Kanun m. 1 — Kanuni Faiz Formülünün Değişmesi (Madde 10)
Kanunun 10. maddesi, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 1. maddesini kökten değiştirmektedir. Önceki düzenlemede kanuni faiz oranı sabit bir yasal oran olarak belirlenmişken, yeni düzenleme ile kanuni faiz, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) bir önceki yılın 31 Aralık tarihli kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde seksenine endekslenmiştir.
Ayrıca, yıl içinde piyasa koşullarındaki önemli değişiklikleri yansıtabilmek amacıyla, TCMB'nin 30 Haziran tarihli oranı ile bir önceki 31 Aralık tarihli oranı arasında en az beş puanlık bir fark oluşması hâlinde, kanuni faiz oranı yıl ortasında (1 Temmuz'dan itibaren) güncellenecektir.
Bu değişiklik, kanuni faiz oranının artık güncel piyasa koşullarını dinamik biçimde yansıtan, yılda bir veya iki kez güncellenen bir orana dönüştüğü anlamına gelmektedir. Büromuzun icra dosyalarındaki tüm faiz hesaplamalarının bu yeni formüle göre güncellenmesi gerekmektedir.
3.11-3.12. TMK m. 440 ve m. 444 — Vesayet Altındakilerin Mallarının Elektronik Satış Portalı Üzerinden Satılması (Madde 11 ve Madde 12)
Kanunun 11. ve 12. maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 440. ve 444. maddelerinde düzenleme yaparak, vesayet makamınca satışına karar verilen taşınır ve taşınmaz malların, UYAP'a entegre "Elektronik Satış Portalı" üzerinden açık artırma yoluyla satılmasını öngörmektedir. İhale, vesayet makamının onayıyla tamamlanacak olup, onay kararının ihale tarihinden itibaren on gün içinde verilmesi gerekmektedir.
Yürürlük: Bu iki madde, kanunun yayımı tarihinden üç ay sonra, yani 31 Ekim 2026 tarihinde yürürlüğe girecektir.
Geçiş Hükmü (Geçici Madde 1/5): Bu maddelerin yürürlüğe girmesinden önce başlamış satış süreçleri, eski usule göre tamamlanacaktır.
3.13. TBK m. 55 — Bedensel Zarar Tazminatında Faiz Başlangıcı (Madde 18)
Kanunun 18. maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 55. maddesine yeni fıkralar eklemektedir. Bu düzenleme, çalışma gücü kaybı ve destekten yoksun kalma tazminatlarında faizin hangi tarihten itibaren işleyeceği konusundaki belirsizliği gidermeyi amaçlamaktadır.
Yeni düzenlemeye göre, zarar kalemlerinden kazancın bilindiği döneme ilişkin kısımda faiz, haksız fiilin veya zarar doğuran olayın gerçekleştiği tarihten itibaren; kazancın bilinmediği (ileriye dönük, tahmine dayalı) döneme ilişkin kısımda ise faiz, karar tarihinden itibaren işleyecektir. Ayrıca, tahkikat aşaması başlayıncaya kadar yapılan ödemeler, ödeme tarihindeki tazminat miktarından oransal olarak mahsup edilecek; tam mahsup usulü uygulanmayacaktır.
Geçiş Hükmü (Geçici Madde 1/9): Bu değişiklik, yalnızca kanunun yürürlüğe girdiği 31 Temmuz 2026 tarihinden sonra meydana gelen haksız fiiller ve zarar doğuran olaylar bakımından uygulanacaktır. Bu tarihten önceki olaylara dayalı, hâlihazırda derdest olan tazminat dosyalarında önceki hesaplama yöntemi geçerliliğini korumaya devam edecektir.
3.14. HMK m. 107 — Belirsiz Alacak Davasının Kaldırılması (Madde 19)
Kanunun 19. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi tamamen yürürlükten kaldırılmıştır. Bu, uzun yıllardır özellikle işçilik alacağı ve tazminat davalarında yaygın olarak kullanılan "belirsiz alacak davası" müessesesinin artık hiçbir dava türünde kullanılamayacağı anlamına gelmektedir.
Geçiş Hükmü (Geçici Madde 1/10): Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış olan belirsiz alacak davaları, eski hükme göre görülmeye devam edecektir. Bu düzenleme yalnızca yürürlük tarihinden sonra açılacak davalar için geçerlidir.
3.15. HMK m. 109 — Kısmi Davada Islahsız Artırım İmkânı (Madde 20)
Kanunun 20. maddesi, HMK m. 109'a eklenen yeni bir fıkra ile, belirsiz alacak davasının kaldırılmasının doğurduğu boşluğu doldurmayı amaçlamaktadır. Buna göre, kısmi dava açan taraf, ıslaha gerek kalmaksızın, tahkikatın sona ermesine kadar, bir defaya mahsus olmak üzere talep sonucunu (kalan alacak miktarını) artırabilecektir. Bu artırım, iddianın genişletilmesi yasağına tabi tutulmayacaktır. Artırılan kısım bakımından zamanaşımı, dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılacaktır.
Bu yeni düzenleme, özellikle işçilik alacağı ve tazminat davalarında büromuzun stratejisinin "belirsiz alacak davası" yerine "kısmi dava açma ve tek seferlik artırım hakkını kullanma" yönünde değiştirilmesini gerektirmektedir.
3.16. HMK m. 147 — Duruşmalar Arası Süre Sınırı (Madde 21)
Kanunun 21. maddesi, HMK m. 147'ye eklenen fıkra ile duruşmalar arasındaki sürenin kural olarak üç ayı geçemeyeceğini hükme bağlamaktadır. Bilirkişi incelemesi veya istinabe gibi zorunlu hâllerde, hâkim gerekçesini belirterek bu süreyi aşabilecektir. Bu düzenleme, yargılamaların gereksiz yere uzamasının önüne geçmeyi amaçlamaktadır.
3.17. HMK m. 149 — SEGBİS'te Elektronik İmza Uygulaması (Madde 22)
Kanunun 22. maddesi, HMK m. 149'a eklenen dördüncü fıkra ile Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden yapılan işlemlerde elle (ıslak) imza aranmayacağını düzenlemektedir. Ancak ikrar, yemin, feragat, kabul ve sulh gibi iradi beyan niteliğindeki işlemlerde elle imza şartı varlığını korumaktadır.
Yürürlük: Bu madde, kanunun yayımı tarihinden üç ay sonra, 31 Ekim 2026 tarihinde yürürlüğe girecektir.
3.18. HMK m. 166 — Davaların Birleştirilmesi Kararının Bağlayıcılığı (Madde 23)
Kanunun 23. maddesi, HMK m. 166'da düzenleme yaparak, birleştirme kararının ancak kesinleşmesi hâlinde bağlayıcı olacağını hükme bağlamaktadır. Bu değişiklik, Anayasa Mahkemesi'nin 17 Haziran 2025 tarihli iptal kararına uyum sağlamak amacıyla yapılmıştır.
3.19. HMK m. 168 — Birleştirme ve Ayırma Kararlarına Karşı Kanun Yolu (Madde 24)
Kanunun 24. maddesi, HMK m. 168'de düzenleme yaparak, birleştirme ve ayırma kararlarına karşı izlenecek kanun yolunu netleştirmektedir. Aynı yargı çevresindeki mahkemeler arasında verilen birleştirme kararına karşı yalnızca istinaf yoluna başvurulabilecektir. Ayırma kararına karşı da istinaf yolu açıktır. Bölge adliye mahkemesinin birleştirme veya ayırma kararlarına karşı ise ancak esas hükümle birlikte temyiz yoluna gidilebilecektir.
3.20. HMK m. 362 — Temyiz Sınırının Netleştirilmesi (Madde 25)
Kanunun 25. maddesi, HMK m. 362'ye eklenen yeni fıkra ile, bölge adliye mahkemesinin istinaf incelemesi sonucunda istinaf başvurusunu kısmen veya tamamen kabul ederek yeniden esas hakkında verdiği kararın, kabul edilen ya da reddedilen kısmının, miktar veya değer itibarıyla HMK m. 341'in ikinci fıkrasında düzenlenen parasal sınırı aşması hâlinde temyiz edilebileceğini hükme bağlamaktadır.
Kanun, bu genel kurala iki istisna getirmiştir: BAM kararı ile ilk derece mahkemesi kararı arasındaki fark, belirtilen parasal sınırı aşmıyorsa temyiz yoluna başvurulamayacaktır; kararın yalnızca vekâlet ücreti veya yargılama giderlerine ilişkin olması hâlinde de temyiz yolu kapalı olacaktır.
3.21. Hukuk ve İcra Hukuku Alanı İçin Yürürlük Özeti
Kanunun hukuk/icra alanına giren maddelerinin büyük bölümü (Madde 1, 2, 4-10, 18-21, 23-25 — Madde 3, 11, 12 ve 22 hariç, bunlar aşağıda ayrıca belirtilmiştir): 31 Temmuz 2026 (Resmî Gazete'de yayım tarihi)
Danıştay Kanunu değişikliği (Madde 3): 23 Temmuz 2026'dan itibaren geçerli
TMK Elektronik Satış Portalı (Madde 11, 12): 31 Ekim 2026 (yayımdan 3 ay sonra)
HMK SEGBİS düzenlemesi (Madde 22): 31 Ekim 2026 (yayımdan 3 ay sonra)
4. GEÇİCİ MADDE 1 — GEÇİŞ HÜKÜMLERİNİN TAM DÖKÜMÜ
Kanunun geçiş hükümlerini düzenleyen Geçici Madde 1, on fıkradan oluşmakta ve yukarıda ilgili bölümlerde işlenen değişikliklerin zaman bakımından uygulama esaslarını belirlemektedir. Aşağıda, bu on fıkranın konu başlıkları toplu olarak özetlenmektedir:
-
Fıkra 1: İİK m. 114 — yürürlükten önce ilanı yapılmış artırmalar eski hükme tabidir.
-
Fıkra 2: 2576 sayılı Kanun m. 7 (tek hâkim sınırı) — yürürlük tarihinden sonra açılan davalarda uygulanır.
-
Fıkra 3: İYUK m. 46 (temyiz yolu) — yürürlük tarihinden sonra verilen BAM kararlarında uygulanır.
-
Fıkra 4: Adli Tıp Kurumu Kanunu değişikliği — mevcut kurul üyelerinin görev süresine ilişkin geçiş esası.
-
Fıkra 5: TMK m. 440/444 (Elektronik Satış Portalı) — yürürlükten önce başlamış satış süreçleri eski usule göre tamamlanır.
-
Fıkra 6: TCK m. 158/4 — kanun yolu incelemesindeki dosyalar BAM'ca ilk derece mahkemesine gönderilir.
-
Fıkra 7: TCK m. 158/4 — infaz aşamasındaki hükümlüler için 6 aylık zarar giderme ve etkin pişmanlık imkânı; kesinleşmiş hükümler bakımından da uygulanır.
-
Fıkra 8: CMK m. 308 — yürürlükten sonra Yargıtay'a teslim edilen dosyalarda yeni (3 aylık) süre uygulanır.
-
Fıkra 9: TBK m. 55 — yalnızca yürürlükten sonraki haksız fiil ve zarar doğuran olaylara uygulanır.
-
Fıkra 10: HMK m. 107 — yürürlükten önce açılan belirsiz alacak davaları eski hükme göre görülmeye devam eder.
Dikkat edilmelidir ki, CMK m. 80, CMK m. 231 (HAGB) ve CMK m. 247 (kaçak sanık) değişiklikleri için Geçici Madde 1 kapsamında özel bir geçiş hükmü öngörülmemiştir; bu üç düzenleme, herhangi bir kademeli geçiş öngörülmeksizin, kanunun yürürlüğe girdiği 31 Temmuz 2026 tarihinde derhâl uygulanmaya başlamıştır.
5. OFİS İÇİN DEĞERLENDİRME
5.1. Ceza Dosyalarında Yapılması Gerekenler
-
HAGB kararı bulunan veya HAGB talebiyle yürütülen dosyalarda, kanun yolu dilekçelerinin artık "itiraz" değil "istinaf" başlığıyla ve BAM'a hitaben hazırlanması; süre hesaplarının buna göre güncellenmesi gerekmektedir.
-
Müvekkili yalnızca banka hesabı, kredi kartı veya kripto varlık hesabı bilgisini başkasına vermekle sınırlı bir eylemle dolandırıcılık suçuna iştirak etmiş olan ve kesinleşmiş dosyası bulunan müvekkiller için, TCK m. 158/4 kapsamında derhâl yeniden değerlendirme başvurusunun gündeme alınması; infazdaki hükümlüler için altı aylık zarar giderme süresinin kaçırılmaması önem taşımaktadır.
-
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nın itirazını bekleyen dosyalarda, yeni üç aylık sürenin eski otuz günlük süreyle karıştırılmaması gerekmektedir.
-
Kaçak sanık statüsündeki dosyalarda, sorgu yapılmadan mahkûmiyet kararı istenemeyeceği; güvenlik tedbiri uygulanan dosyalarda yargılamanın yenilenmesi seçeneğinin değerlendirilmesi gerektiği unutulmamalıdır.
5.2. Hukuk ve İcra Dosyalarında Yapılması Gerekenler
-
İzale-i şuyu (ortaklığın giderilmesi) dosyalarında, satış talep dilekçelerinin yeni İİK m. 114 usulüne (mirasçılar arası ilk artırma, yüzde yüz teklif alt sınırı, ikinci artırmada yüzde elli) göre güncellenmesi gerekmektedir.
-
Belirsiz alacak davası artık açılamayacağından, işçilik alacağı ve tazminat dosyalarında "kısmi dava açma + HMK m. 109/4 kapsamında tek seferlik artırım" stratejisinin benimsenmesi; hâlihazırda açık olan belirsiz alacak davalarında geçiş hükmünün (yürürlükten önce açılmışsa eski usul) kontrol edilmesi gerekmektedir.
-
Trafik kazası ve bedensel zarar tazminatı dosyalarında, TBK m. 55 değişikliğinin yalnızca 31 Temmuz 2026'dan sonraki olaylara uygulandığı; bu tarihten önceki olaylarda mevcut hesaplama yönteminin geçerliliğini koruduğu unutulmamalıdır.
-
İcra dosyalarındaki tüm yasal faiz hesaplamalarının, TCMB reeskont oranına endeksli yeni 3095 sayılı Kanun formülüne göre yeniden yapılması gerekmektedir.
-
İdari dava portföyünde, 486.000 TL'ye çıkarılan yeni tek hâkim sınırı ve İYUK m. 46'daki altı istisna dikkate alınarak, görev ve temyiz stratejisinin dosya bazında gözden geçirilmesi gerekmektedir.
-
Birleştirme veya ayırma kararı bulunan dosyalarda, kararın ancak kesinleşmesiyle bağlayıcı hâle geleceği; bu kararlara karşı hangi kanun yolunun (istinaf veya yalnızca hükümle birlikte temyiz) işletileceğinin doğru tespit edilmesi gerekmektedir.
5.3. Genel Değerlendirme
7589 sayılı Kanun, kapsamlı bir af veya infaz indirimi düzenlemesi içermemekle birlikte, gerek ceza muhakemesinde gerekse hukuk ve icra usulünde, çok sayıda usul değişikliği getirmektedir. Özellikle HAGB kurumundaki kanun yolu değişikliği, belirsiz alacak davasının kaldırılması ve İİK m. 114'teki yeni satış usulü, kısa vadede en yoğun etkiyi yaratacak düzenlemeler olarak öne çıkmaktadır.
6. KAYNAKÇA
7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, 1512 sayılı Noterlik Kanunu, 2575 sayılı Danıştay Kanunu, 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanunu, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (7589 sayılı Kanun ile değişik hükümleriyle birlikte).